Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2014 Salı

Fever Pitch


Gerçek hayatta o kadar başarıdan uzak sezonlar geçiriyoruz ki, ancak filmlerde kupalar kazanıyoruz :)

1988-1989 sezonundaki efsane şampiyonluğun anlatıldığı, 100 dakikalık eğlenceli bir film. 18 yıl beklenilen lig şampiyonluğu, sezonun büyük kısmını lider götürüp liderliği son haftalarda Liverpool'a kaptırma, son hafta Liverpool'la Anfield'da oynama, şampiyonluk için o staddan 2-0'lık galibiyet gerekmesi, son dakikada gelen golle 2-0'lık skorun yakalanıp şampiyon olunması.

Bizim daha 18 yıl olmadı ama bizim gözler de uzun bir süre lig şampiyonluğu göremeyecek gibi.

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Thanks for the memories : 07.05.2006

İnsan bazen gerçekten özlüyor. 8 yıl olmuş Highbury’ye veda edeli. 7 Mayıs 2006’daki son maçtan sonra Emirates’e geçildi ve hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Güzel bi’ haber alınamadı bir türlü Highbury’den sonra. O gün Wigan’la oynanan maçı 4-2 kazanmıştı takım. Takım da takım ama. Kalede Lehmann, savunmada Ashley Cole - Sol Campbell - Kolo Toure ve Eboue, orta alanda Pires – Hleb – Cesc - Gilberto Silva, önlerinde Titi ve Reyes. Yedeklerde Bergkamp, Ljungberg ve Van persie’nin olduğu takım. Highbury’deki son maçtan sonra Barcelona’yla şampiyonlar ligi finali oynadı bu takım, biraz da hakemin etkisiyle onu da kaybettiler. Ne bu takım bir daha kazanabildi ne de Arsenal. Hatıraları özlüyor insan.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

28 Mart 2014 Cuma

Büyük maç?

Manchester United – Arsenal            : 1-0
Arsenal – Chelsea                              : 0-0
Manchester City – Arsenal                : 6-3
Arsenal – Manchester United            : 0-0
Liverpool – Arsenal                           : 5-1
Chelsea – Arsenal                              : 6-0
Arsenal'in bu sezonki büyük maç tablosu. İçerde kazandığımız Liverpool maçlarını yazmadım (lig+kupa) çünkü o maçlarda da doğru düzgün top oynamadık. Sezonun son büyük maçı içerde Manchester City ile. İki ay önce şampiyonluk hesapları yapılırken, şu an dördüncü sıradayız. Maksimum üçünçülükle biticek bu sezon. Sezonun geri kalanında lig için taraftarın ilgisini çekebilecek tek maç. Loser sıfatını üstümüzden atmak için de iyi bir mesaj olabilir. City'nin ve bizim form  durumları düşünüldüğünde tehlikeli sonuçlar da çıkabilir. Kazanması zor ama insan gerçekten hayal ediyor.

8 Mart 2014 Cumartesi

O sene bu sene mi: Sıradaki?

Arsenal'de haftalardır işler iyi gitmiyor. İngiltere'nin Danimarka ile oynadığı hazırlık maçında Jack Wilshere'in de sakatlanmasıyla bundan sonraki bütün maçlarda merkezde Arteta-Flamini ikilisini sabit olarak izleyeceğiz gibi. Ramsey-Kallstrom ikilisinin ne zaman dönecekleri belli değil. Neyse, konumuz da  o değil zaten. Konumuz Arsenal ve FA Cup. Yıllardır kupa kazanamamakla dalga geçilen Arsenal ve Arsene Wenger için, bu sezonun başlangıcındaki oyun, sene sonu ellerde herhangi bir kupanın yükselebileceğine dair olumlu bir işaret vermişti. Yaşanılan sakatlıklar sonrası bu kadronun Chelsea ve Man City ile yarışamayacağı düşünülünce, şampiyonlar liginde de takım grubu ikinci sırada tamamlayıp Bayern’le eşleşince, eldeki tek gerçekçi kupa FA Cup. Kupada da Tottenham, Liverpool, Everton gibi takımlarla oynandığını hatırlatalım.
Maça gelirsek, Arsenal  hızlı başladığı maçta Cazorla’nın enfes vücut çalımı ve pası sonrası Mesut’un temiz vuruşuyla skoru 1-0 yaptı. Kupa-eleme maçlarının en önemli özelliği buldun mu atacaksın. Arsenal tempoyu arttırdığı, pozisyon bulduğu dakikalarda bir türlü ikinci golü bulamadığı gibi, takım gol pozisyonundayken kaptırılan bir gol sonrası kontra atakta golü kalesinde gördü. Yenilen gol ise Arsenal’in son yıllarının özeti. Orta sahayı hızlı geçen-geçmesine izin verilen tüm takımlar Arsenal’e karşı bir şekilde pozisyon buluyor. Nitekim Everton’ın beraberlik golü de bunlardan biri. Yenilen golle ilgili bir iki cümle de Sagna’ya edelim. Geçen sene kontratını uzatmama tehdidi savurduğu zamanlarda, Sagna’nın bavulunu toplayıp gitmesi gerekiyordu takımdan. Savunmada iki yıldır çok kötü, tamam takım olarak Arsenal çok kötü kabul ediyorum ama bireysel olarak yedirdiği gol sayısı son iki yılda 20’den fazladır.
İkinci yarı ise Arsenal’in ikinci golüne kadar kör dövüşü gibiydi. Arsenal’in savunmada yaptığı bireysel hatalarla Lukaku pozisyonlar yarattı fakat gole çeviremedi. Hızlı gelişen bir pozisyonda Alex-Ox’un bireysel çabası ve Gareth Barry’nin anlamsız müdahalesiyle Arsenal penaltı kazandı. Hakemin iki kere attırdığı ve ikisini de Arteta’nın gole çevirdiği dakika maçın kırılma anıydı. Golden sonra biraz Everton baskısı hisseden Arsenal, Giroud’nun iki golüyle maçı 4-1 kazandı. Sagna son gollerde hücumda yaptıklarıyla artı puan kazandı ama savunma kısmı saatli bomba. Her an patlayabiliyor.
Son paragraf da Sanogo için. Fiziksel yapısı itibariyle tam Arsene Wenger’in elinde pişip yıldız futbolcu haline gelebilecek bir oyuncu. Giroud’nun Bayern maçı öncesi otelde basılma skandalı patlamasa bu sene fazla süre alamayacaktı ki o maça kadar alamadı zaten. Önce Bayern maçında, sonra da FA Cup’ta Liverpool maçında ilk 11 başladı Sanogo. Her iki maçta da bugünkü maçta da sonuna kadar mücadele etti ama benim son zamanlarda gördüğüm en heyecanlı, en sakar futbolcu olabilir. Top her ayağına geldiğinde panik yapıyor, nereye koşu yapacağını bilemiyor. O da haklı, Giroud’nun olayı patlamasa büyük ihtimal oynayamacağı seviyede maçlar oynuyor. Olsun. Pişecek. Potansiyel var, sakin kalması, kendini geliştirmesi lazım.
Sonuç olarak yarı finaldeyiz. Yıllar sonra kupa gelebilir. Man City dışında ciddi rakibimiz yok, onlar da yarın Wigan’la oynayacak. Tek korkum 2011’deki Birmingham maçı gibi bir sonla bitmesi bu kupanın. Umarım olmaz, 2014 Fa Cup şampiyonu biz oluruz.

23 Şubat 2014 Pazar

Çok Sevdik Be Abi


      Arsenal’in  evinde oynadığı Sunderland maçının değeri üç puandan fazlaydı. Hafta içi Emirates’te kaybedilen Bayern Münih maçı, takımın büyük maçları bir türlü kazanamaması, Mesut Özil’in yüksek sesle sorgulanmaya başlanması ve belki de en önemlisi Dennis Bergkamp’ın heykelinin açılacak olması.

         Maçtan başlarsak, Arsenal maçın başından sonuna kadar domine ettiği oyunda hiç zorlanmadı. Henüz beşinci dakikada Wilshere’in hazırladığı pozisyonda Giroud golü attı. Wenger hocamdan özel hayatındaki disiplinsizlikler nedeniyle son iki maçta kesik yiyen Giroud’nun gollerle dönmesi önemli. Oynamadığı maçlarda yerine oynayan Sanogo iyi niyetli ve istekliydi ama özellikle Bayern maçında gözle görülen heyecanı belki de yoğun baskı kurulan ilk 30 dakikalık bölümde golün gelmemesinin sebeplerinden biriydi. Maçla ilgili konuşacak fazla şey yok, takımın çok eleştirildiği bir dönemde verdiği reaksiyon önemli. Maçta atılan üçüncü gol ise, Bergkamp’a saygı gününde ustaya selamı çaktı. Rosikcy’nin attığı gol, Arsenal’in bu güzel oyunun en önemli temsilcilerinden biri olduğunu tekrar hatırlattı. Yapılan paslaşmalar ve verkaçlar sonrası Rosicky bu sezonki ilk golünü attı. Golü izlemediyseniz bir bakın derim. (http://www.youtube.com/watch?v=7R6pEbvZfxQ)

     Mesut Özil’e gelecek olursak; kendisiyle ilgili bu hafta çok yorum yapıldı, yazıldı, çizildi. Arsene Wenger’in hafta içi Mesut’u savunan demeçlerinden sonra onu bu maçta ilk 18’e almaması şaşırtıcı. Dinlenip geri dönmesini istiyor, haklı. Takımın ligi sonuna kadar kovalayacağı ve FA Cup düşünüldüğünde Mesut’a çok ihtiyacı var. Bakalım Mesut nasıl bir geri dönüş yapacak.

      Gelelim güzel oyunun güzel adamına. Arsene Wenger’in “kulübün tarihini değiştirdi” diye nitelediği Dennis Bergkamp’ın Emirates’in önündeki heykelinin açılışı vardı maçtan önce. Kulüp tarafından onurlandırılan Dennis Bergkamp’ın açıklamalarına buradan bakabilirsiniz. (https://www.youtube.com/watch?v=q2zjJIApXK0#t=281) Bergkamp diyince premier Lig tarihinin gelmiş geçmiş  en güzel golünü anmamak olmaz. (https://www.youtube.com/watch?v=EKNtSARH-l8